SEVGİLİ DOSTLAR
Öncelikle bu siteye emeği geçen bütün dostlara çok teşekkür ediyorum. Yapılan eleştirileri ise doğru bulmuyor, makûl görüyorum. Kley emminin (Muharrem KAÇAR) babasını veya amcasını tanıyan birilerini bulması bu sitenin ilk meyvelerini verdiğinin göstergesidir. İnşallah devamı da gelecektir. Ben de KABADAYI'nın (İsmail BİÇER) oğlu Mutlu Biçer olarak duygularımı aktarmak istiyorum. Düşünüyorum: Etemgilin Rıza'nın misafir perverliğini, Sağır'ın sabahları "oho ho hoooo" deme sesini, Mahmut Çavuş'un hayatı alaya almasını, Yan Ali'nin duvar örmesini, Sarı Murtaza'nın bilgeliğini, Kambur Ali'nin bakkallığını, Yıllık Yusuf'un duvar ressamlığını, Hilmi Çavuş'un düşünüp tartarak konuşmasını, Kabadayı'nın şakacılığını göremeyecek mi, benim çocuklarım? Eran Bekdeş'in konuşma şeklini, Topal Veli'yi, Kör Duran'ı, Ali Çavuş'u, Kâzım emmi'yi, Dedem Abidin'i, Titir Ali'yi, Banazlı Üseyin'i, Dedem Ali Pehlivan'ı da tanımayacaklar demek ki... Doğanın kanunlarına karşı çıkılamıyor elbette. Dikenli de bıldırcın tutamayacak, yaylalar da çayır biçemeyecek, dikmen arasında mantar toplayamayacak. Alıcık, Mezerinke, Derindere, Bozlar, Göller, Dikmen arası, Yel değirmeni nerede bilemeyecek öyleyse... Bunlara eyvallah, madem doğa kuralı ise. Peki Rıfat Çobangil, Sarı Murtaza'nın Celal, Sarı Yavrum'un Üseyin, Sadullah'ın oğlu İlyas ve ismini sayamayacağım niceleri.. Demek ki çocuklarımız arkadaş da olamayacak.
Demek ki koca Karaçayırda birbirimizi tanıyan son jenerasyon biz olacağız. Demek ki bu bir kaçınılmaz son. Ama bu siteleri kuran arkadaşlar bu kaçınılmaz sonu biraz geciktirmek için ellerinden geleni yapıyorlar sağolsunlar. Büyüklerimin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpüp esenlikler diliyorum.
İsmail Çavuşgil'in Mutlu E-mail adresim :
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|